Bankacılık sektörü etkin çalışmalar yapıyor
Çok genç bir bankacı olarak Halkbank Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Çetinkaya ile bankacılık sektörü ve Halkbankası’nın hizmet politikası hakkında konuştuk. Çetinkaya, “Bence kriz sonrasında yüksek performansla hızlı bir dönüşüme imza atan bankacılık sektörü, yeni dönemde de son derece etkin olmaya devam edecek” diyor.
Murat Çetinkaya’yı tanımak istersek neler söyleyebilirsiniz?
Boğaziçi Üniversitesi İ.İ.B.F. Siyaset Bilimi Uluslararası İlişkiler bölümünden ve çift-anadal programı kapsamında Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldum. Aynı üniversitede Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisansımı tamamladım. Halihazırda uluslararası finans/ekonomi-politik alanında doktora çalışmalarımı sürdürüyorum. 1998 yılında bankacılık sektöründe kariyerime başladım. 2003 yılında Halkbank ailesine katıldım. Bölüm Müdürü ve Daire Başkanı olarak görev yaptıktan sonra bu yıl Temmuz ayında Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandım.
Genç bir bankacı olarak bankacılık sektörü hakkında neler düşünüyorsunuz? Mevcut yapı ve yapılması gerekenler konusunda görüşlerinizi aktarabilir misiniz?
Bazı zorlukları ve kırılganlıkları içinde barındırsa da, yaşadığımız dönemdeki gelişmeleri mesleki açıdan sağladığı tecrübeler anlamında bir avantaj olarak görüyorum.
Özellikle 2001 krizi sonrasında, hem Türkiye hem de bankacılık sektörü, değerlerinde bir dizi ciddi değişim geçirdi. Bu dönüşüm bize küresel ekonomiye uyum sağlama konusunda, çok tartışılan yabancı satın almalarla birlikte yeni bir dönemin kapısını açtı. Türkiye’de son dönemde yabancı aktörlerin etkinliğinin artışı tartışılmaya başlandı.
Artan rekabet koşullarında hem müşteri, ürün ve kalite odaklı çalışma gündeme geldi, hem de yönetilmesi gereken riskler çeşitlendi. Tabii ki sektör de klasik bankacılık ürünlerinden modern bankacılık ürünlerine yöneldi. Yığın pazarlama ve ürünlerin yerini müşteriye/sektöre özel ürünler ve hedef kitlesi daralan, daha homojen ve küçük gruplara yönelik pazarlama stratejileri alıyor. Önümüzdeki dönemde de global değerlerin belirleyici ve geçerli olacağını düşünüyorum. Bence kriz sonrasında yüksek performansla hızlı bir dönüşüme imza atan bankacılık sektörü, yeni dönemde de son derece etkin olmaya devam edecek.
Halk Bankası’nın çalışma disiplini ve verdiği hizmetler konusunda görüşlerinizi bizimle paylaşabilir misiniz?
Halkbank, bir misyon bankası olarak, adını gerçekten hak etmiş ve kuruluşundan bu yana bu ülkenin kalkınmasında en önemli aktörlerden biri olmuştur. Ülkenin hemen tüm büyük işletmesinin faaliyetinin temelinde Halkbank’ı görmeniz mümkün. Bu uzun yolculuk, güçlü bir deneyimi de barındırıyor.
Bilindiği üzere, sektörle birlikte bir yeniden yapılanma döneminden geçen Halkbank için son yıllar büyük başarılara, önemli projelere imza atılan yıllar oldu. Bugün Halkbank, KOBİ bankacılığı, kurumsal - ticari bankacılık ve bireysel bankacılık başta olmak üzere müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu tüm alanlarda bankacılık hizmet ve ürünlerini etkin biçimde sunmaktadır.
Halkbank’ın özellikle KOBİ odaklı bankacılık anlayışını biliyoruz. Dış kaynak ve yurtdışı fonların bu misyona katkısından biraz bahsedebilir misiniz.
Halkbank, kurulduğu günden beri ülkemiz KOBİ’lerini her alanda destekleyen ve bu desteğini tarihsel sorumluluk ve sağlam bir misyon anlayışı içinde kesintisiz sürdüren bir finansal aktör. Banka misyonu çerçevesinde şekillenen bu iş stratejisinin doğal sonucu olarak Halkbank, ülkemizde KOBİ bankacılığı alanında bir marka konumunda.
Ülke ekonomisinin ve gelişimin itici gücü olan KOBİ’lerin finansal ihtiyaçlarını doğru tespit edip ihtiyaca uygun ürünlerle gerekli desteği sağlamak çok önemli. Yurtdışı fonlar, bu çerçevede Halkbank’ın KOBİ’lere yönelik desteğinin çeşitlendirilmesi ve güçlendirilmesi için kullanılan araçlardan birisi. Biz KOBİ’lerin yatırım ve işletme sermayesi ihtiyaçlarını vade ve maliyet avantajı sağlayarak karşılamak için yurtdışından kaynak temin ediyoruz. Banka olarak hedefimiz bu tarz kaynakların tutarını arttırak çeşitlilik elde etmek, müşterilerimize daha kaliteli hizmet ve ürünler sunmak.
Yurtdışı fonlarla ilgili hangi kuruluşlarla işbirliği içindesiniz?
Halkbank olarak, KOBİ’lerin gelişimlerini desteklemeyi ve böylelikle ülke kalkınmasına katkı sağlamayı amaçlayan tüm kuruluşlarla yakın temas halindeyiz. Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası, Fransız Kalkınma Ajansı gibi kuruluşlarla sağlanan işbirlikleri çerçevesinde bugüne değin çok sayıda Halkbank müşterisinin finansman ihtiyacı cazip şartlarda karşılandı. KOBİ’ler sözkonusu olduğunda yaklaşık 70 yıllık tecrübesi, ülke çapında yaygın şube ağı, modern dağıtım kanalları, bu segmenti yakından tanıyan pazarlama kadroları ile Halkbank, bu tarz kuruluşlar tarafından işbirliği için özellikle tercih ediliyor.
2007 yılında bu kapsamda sağlanan kaynaklar hakkında bilgi verebilir misiniz.
Dış kaynaklar açısından bu yıl içinde önemli gelişmeler yaşadık. Haziran ayında KOBİ’lerin finansmanı için Dünya Bankası ile 100 milyon EURO tutarında bir anlaşma imzaladık. Kredi, KOBİ’lerin işletme sermayesi ve sabit sermaye yatırımlarının finansmanı amacıyla kullandırılacak.
Avrupa Yatırım Bankası ile “KOBİ Kalkınma Global Kredisi” başlığı altında 90 milyon Euro tutarında bir kaynak kullanımı için ise temmuz ayında bir anlaşma imzalandı. Bu kaynak da KOBİ’lerin yatırım projelerinin finansmanı için orta-uzun vadelerle kullandırılacak.
2006 yılında 50 milyon Euro tutarında bir kredi ile işbirliğine adım attığımız Fransız Kalkınma Ajansı, bu alanda bir diğer iş ortağımızdır. Müşterilerimizin yatırım projelerinin ve işletme sermayesi ihtiyaçlarının finansmanı için kısa sürede kullandırdığımız bu kredinin devamı niteliğinde yeni bir anlaşma için görüşmelerimiz sürüyor. 2007 yılının son çeyreğinde, 80 milyon Euro civarında bir fonla ilgili anlaşmayı imzalamayı hedefliyoruz. |