Ana içeriğe atla

medya

Yarım asırdır ülke sanayisine öncülük eden marka; “MERCEDES-BENZ TÜRK”

06.09.2017 - 11:13

“İşimizi yaparken tutku, saygı, disiplin ve dürüstlük ilkelerimizden ödün vermiyoruz” açıklamasını yapan Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Süer Sülün, “Tüm bunları büyük bir aile olarak çalışanlarımızla hep birlikte müşterimizi odağımıza alarak yapıyoruz” dedi.

1967 yılında Otomarsan ismiyle Davutpaşa’da kurulan ve bugün 1 milyar Avro’yu aşan yatırımıyla Türkiye’nin yabancı sermayeli en büyük şirketlerinden biri olan Mercedes-Benz Türk, Türkiye’de kesintisiz olarak üretim yaptığı yarım asrı geride bıraktı. Mercedes-Benz Türk’ün dünyaya kabul ettirdiği başarısının arkasında 3 önemli özelliği olduğunu belirten Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Süer Sülün bu üç özelliği, “Teknoloji ve tasarımda öncülük, en üst düzeyde kalite ve güvenlik, en üst düzeyde konfor” diyerek sıraladı.

1967 yılında Otomarsan ismiyle Davutpaşa Fabrikası’nda başlayan Mercedes-Benz Türk serüveni bu sene 50. yıl dönümünü kutluyor. Peki, zamanı hızlıca geriye almak istesek, bu süreçte neler yaşandığını ve ne gibi gelişim süreçlerinden geçildiğini sizin ağzınızdan kısaca dinleyebilir miyiz?
Bu yıl gururla kutladığımız 50 yıllık hikayemiz, geçen ay görkemli bir davetle kuruluş yıldönümümüzü kutladığımız İstanbul’daki Davutpaşa Fabrikamızda başladı. Daimler-Benz AG’nin yüzde 36 ortaklığı ile 1967 yılında Otomarsan unvanıyla İstanbul’da kurulan şirketimiz, ertesi yıl 2 Mayıs 1968 tarihinde O 302 model otobüsünü banttan indirerek bugüne kadar kesintisiz olarak sürdürdüğü üretimine start verdi. Üretime başlandıktan 2 yıl sonra, 1970 yılında ise Mısır’a satılan 0 302 ile ihracat faaliyetlerimiz başladı. Bu faaliyetlerimizi sürdürürken 1986 yılında kamyon üretimine başladık. Ülke ekonomisine üretim ve istihdam alanlarında katkı yapan İç Anadolu’daki Aksaray Kamyon Fabrikamız ve İstanbul’daki Hoşdere Otobüs Fabrikamızda ürettiğimiz otobüs ve kamyonlar, bugün dünyanın dört bir yanında 70’den fazla ülkeye ihraç ediliyor. Gururla ifade etmek isterim ki bugün Türkiye’de her üç kamyondan ikisini ve her iki otobüsten birini Mercedes-Benz Türk olarak biz üretiyoruz. 
Otobüs ve kamyon üretim ve ihracatımız dışında 2009 yılında, Ar-Ge Merkezimizi açtık. Ar-Ge Merkezimiz, Mercedes-Benz’in global yetkinlik merkezlerinden biri olarak hizmet veriyor. Yine 2009 yılında 2. El Faaliyetleri Merkezimizi açtık. 2013 yılında Türkiye’yi bilgi teknolojileri üssü olarak konumlandırarak İstanbul’dan tüm dünyaya hizmet veren Global IT Hizmetleri Merkezi’ni kurduk. 2016 yılında Aksaray Kamyon Fabrikası’na üretimi ikiye katlamak için yeni bir yatırım başlattık ve son olarak bu yıl Mayıs ayında ikinci Ar-Ge Merkezimizin temelini attık. Şirketimiz, bu 50 yıllık tarihinde otomotiv sektörünün vergi rekortmenleri arasında en üst seviyelerde yerini aldı. 
Kısaca özetlediğim bu 50 yılın sonunda bugün 1 milyar Avro’yu aşkın yatırımımızla Türkiye’nin en büyük yabancı sermayeli şirketlerinden biri konumuna geldik. Yarım asırdır ülkemize ekonomi ve istihdam alanlarında katkı yapmaktan gurur duyuyoruz.  

50. yılında 50 startup’ı destekleyecek Mercedes-Benz Türk’ün bu planından kısaca bahseder misiniz? Bu destek planı ile neler amaçlanıyor?
Mercedes-Benz Türk olarak Türkiye’ye ve insan potansiyeline, değerlerine ve yetkinliklerine olan inancımız doğrultusunda 50 yıldır yenilikçi çözümlerle yalnızca kendi işimize değil, Türkiye’nin geleceğine de yatırım yapıyoruz. Bu ilkemiz doğrultusunda 50. yılımızda 50 startup’ı destekleme kararı aldık. Projeyi ekibimizle yaptığımız toplantılarda hep birlikte geliştirdik ve bu proje benim de kişisel olarak çok önem verdiğim bir proje oldu. “50. Yılda 50 Startup” projemizin en belirgin ve ayrıştırıcı özelliği, Mercedes-Benz Türk olarak verdiğimiz desteği tamamen hibe etmemiz oldu; 50 startup’a 500 bin TL’lik destek verirken herhangi bir karşılık beklemedik. Projemiz girişimcilerin de yoğun ilgisiyle karşılandı; Türkiye’nin dört bir yanından, Edirne’den Hakkari’ye, Artvin’den Antalya’ya 59 ilden yapılan toplam 680 başvuru aldık. Bu ilgi bize doğru yolda olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Alanında uzman jüri üyelerinin ilk aşamada seçtiği startup’ları 1 günlük eğitim kampına aldık ve ihtiyaç duydukları eğitim ve yönlendirmeler ile destek olmayı hedefledik. 
Jürimizin titiz seçimi sonucunda yarışmamızı kazanan 50 startup, bize de yeni fikirler için pencereler açtı. Özetlersem 50 startup’ın 19’u, “akıllı şehir” uygulamaları alanında tasarlanan yenilikçi fikirlerden oluştu.  Akıllı şehir uygulamalarını, 15 projeyle sağlık, 11’er projeyle çevre ve eğitim, 7 projeyle engelli erişimi konuları takip etti. Sürdürülebilir tarım, enerji ve ulaşım da yarışmayı kazanan startup’lar arasında öne çıkan temalar arasında yer aldı. Kazanan 50 startup arasında ayrıca çevre, geri dönüşüm, iş sağlığı ve güvenliği, istihdam, çalışma hakları, toplumsal cinsiyet konularını ele alan projeler bulunuyor. 
Yenilikçi, sürdürülebilir ve yaratıcı fikirleriyle topluma veya çevreye fayda sağlayan girişimcilerimizi desteklemek Mercedes-Benz Türk ailesi olarak bizi mutlu ediyor. Umuyorum ki sosyal etkisi olan ve hayatı kolaylaştıran çözümler üreten yaklaşımlar ülkemizde artarak devam eder. 

50. yıla özel olarak başka proje ve çalışmalarınız olacak mı?
Gururla kutladığımız 50. yılımızda tüm paydaşlarımıza dokunmak, bu gururu onlarla yaşamak bizler için son derece önemli. Bayilerimizden yan sanayicilerimize, emekli çalışanlarımızdan müşterilerimize kadar işbirliği içinde bulunduğumuz ve başarımıza katkısı olan tüm grupları kutlamalarımıza dahil etmeyi gerçekten önemsedik. Tabii ki mevcut çalışanlarımızı da tüm bu sürece dahil ettik. Yarım asırlık başarımızı kutlamak için, 6 bin 300 çalışanımızın tek tek fotoğraflarının yer aldığı “50 Yıllık Başarı Öykümüzün Gerçek Kahramanları” başlıklı bir kolaj çalışması hazırlattık. Ayrıca 50. yılımıza özel “mercedesbenztürk50yıl” başlıklı müzik listeleri oluşturarak Spotify’da paylaştık. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda ise çalışanlarımız için nostaljik bir “Çocuk Ruhu Kutusu” hazırlattık. Kutuda, şirketimizin ülkemizdeki 50. yılına vurgu yapmak, nostaljik hediyeler ile çalışanları çocukluklarına götürmek ve jenerasyonlar arası köprü oluşturmak amacıyla Türkiye’nin son 50 yılında çocukların oyunlarına damga vurmuş farklı hediyeler yer aldı. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde ise şirket çalışanlarımız arasında bir günlük rotasyon gerçekleştirdik. Farklı bölümlerde çalışmanın deneyimlenmesi amacıyla yapılan bir günlük rotasyona gönüllü çalışanlar katıldı. Masa başında görevli olanlar üretime, üretimde görevli olanlar ise masa başı görevlerde bir gün çalıştı. Çalışanlarımıza yönelik sürprizlerimiz yıl boyunca devam edecek.  

Mercedes-Benz’in değerli bir marka olmasının altında yatan ve bu markayı değerli yapan sizce nedir?
Mercedes-Benz markamızın dünyaya kabul ettirdiği başarısının arkasında olan 3 önemli özelliği var; teknoloji ve tasarımda öncülük, en üst düzeyde kalite ve güvenlik, en üst düzeyde konfor.
Mercedes-Benz Türk olarak şirketimizin başarısı da yine bu özelliklerden besleniyor. Bizler Mercedes-Benz Türk çalışanları olarak kaliteyi tam 50 yıldır Türkiye’de üretiyor ve ihraç ediyoruz. İşimizi yaparken tutku, saygı, disiplin ve dürüstlük ilkelerimizden ödün vermiyoruz.  Tüm bunları büyük bir aile olarak çalışanlarımızla hep birlikte müşterimizi odağımıza alarak yapıyoruz. 

Değerli olmasının yanında Mercedes-Benz aynı zamanda global bir marka… Peki, globalin stratejileriyle sizin yerel çalışmalarınızın uyuşmadığı durumlar oluyor mu?
Mercedes-Benz Türk olarak, bugün üretim, Ar-Ge ve IT ağı ile Almanya’da ana şirketimiz Daimler AG’nin merkez fonksiyonları içinde çok önemli bir yere sahibiz. Mercedes-Benz Türk olarak, yarım asırdır Türkiye’deki otobüs ve kamyon üretiminde sanayinin gelişmesine öncülük ederken aynı zamanda dünyaya da örnek olduk. Bu sebeple ana şirketimiz Daimler AG’nin 50 yıl boyunca Türkiye’deki üretim tesislerimize yaptığı yatırımlar arttı, hatta Türkiye organizasyonumuza ilave sorumluluklar verildi. Mercedes-Benz Türk, günümüzde üretim faaliyetlerinin yanı sıra Daimler AG’nin küresel ekosistemi içinde geniş yelpazede ürün ve hizmet üretiyor ve ihraç ediyor. Biz Mercedes-Benz Türk olarak ana şirketimizin stratejileri doğrultusunda faaliyetlerimizi sürdürürken diğer taraftan da yatırım yaptığımız ülke ile birlikte büyüme stratejimiz doğrultusunda Türkiye’nin yerel potansiyeline, insanına yatırım yapıyoruz. 

Global bir marka olmanın vermiş olduğu pek çok sorumluluk vardır; devamlılığı sağlayabilmek, marka imajını koruyabilmek, her zaman bir tık ilerde olmak… gibi pek çok madde sayılabilir aslında. Peki, Mercedes-Benz Türk bu sorumlulukları yerine getirmek amacıyla neler yapıyor?
1 milyar Avro’yu aşkın yatırımımızla Türkiye’nin en büyük yabancı sermayeli kuruluşlarından biri olan şirketimiz, 50 yıllık tarihinde otomotiv sektörünün vergi rekortmenleri arasında yerini almış, yaptığı yatırımlar ve yarattığı istihdam ile ekonomiye katkıda bulunmuş, aynı zamanda sürdürdüğü uzun soluklu kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle de toplumsal fayda sağlayarak iyi bir kurumsal vatandaş olmuştur. Mercedes-Benz Türk olarak yarım asırdır tüm faaliyetlerimizi sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda, sosyal, ekonomik ve çevresel etkilerimizi değerlendirerek, sorumluluk bilincimizle yürütüyoruz. Çünkü biz sosyal sorumluluğu yürüttüğümüz faaliyetlerden biri olarak değil, işlerimizi yaparken izlediğimiz yol olarak görüyoruz. Topluma sağladığımız katma değer, işimizin doğasında yer alıyor. Yarattığımız istihdam, ödediğimiz vergi, çevre dostu yönetim ve üretim süreçlerimiz, çalışan ve müşteri memnuniyeti politikamız, bayi, tedarikçi veya diğer paydaşlarımızla gelişmeye ve ilerlemeye yönelik işbirliklerimiz, işimizi yaparken topluma sağladığımız katkılar arasında bulunuyor. Mercedes-Benz Türk olarak özyapımız, özvarlığımız ve toplumsal algımıza uyumlu sosyal hedefler belirleyerek topluma katkı sağlıyoruz. 
Aynı zamanda Türkiye’ye ve insan potansiyeline olan inancımız doğrultusunda 50 yıldır yenilikçi çözümlerle yalnızca kendi işimize değil, Türkiye’nin geleceğine de yatırım yapıyoruz. Çünkü biz markaların ve şirketlerin üretimlerinin yanında yerel değerlere, potansiyele, yetkinliklere, bununla birlikte yerel ekonomi ve kültüre yaptıkları katkıyla büyüdüğünü biliyor ve buna inanıyoruz. “Kazan-kazan” ilkesiyle yürüttüğümüz çalışmalarla hem toplumumuz hem ülkemiz hem de şirketimiz kazanıyor. Tüm bu saydığım nedenlerle ürettiğimiz toplumsal değer, marka değerine dönüşerek, markamızı güçlendiriyor.

Mercedes-Benz Türk’ün önüne koymuş olduğu gelecek dönem yatırım hedefleri neler?
Önceden planladığımız gibi üretimlerimize, yatırımlarımıza ve kapasite artışına devam edeceğiz. Planlarımızda bir değişiklik ve sapma yok. İhracat aktivitemizi artıracağız. Bu alanda çok heyecanlı bir dönem yaşıyoruz. Bütün işlerimizde hiçbir kısıntı olmadan, duraklama yaşamadan devam ediyoruz. Gelecek dönem hedeflerimiz arasında üretimdeki mevcut varlığımızı artırarak sürdürmek; müşteri talepleri ve pazarın gereklilikleri doğrultusunda uygun araçları geliştirmek ve satışa sunmak; istihdam sağlamak; Ar-Ge ve bilişim teknolojileri alanlarındaki çalışmalarımızı ivmelendirmek; kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizle topluma yaptığımız katkıyı devam ettirmek yer alıyor. 

rize

 

Yukarı