Ana içeriğe atla

medya

“OSB’ler geleceğin Türkiye’sinin ekonomi modelinin şekilleneceği yerlerdir”

06.09.2017 - 11:36

OSB’lerin Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kamusal yatırım olarak görülmeye, bu çerçevede KOBİ’lerin geliştirilmesine ve sanayinin dengeli dağılımına hizmet edecek en önemli enstrüman olarak kullanılmaya başlandığını söyleyen OSBDER Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Yıldırım,  1960’lı yıllarda Planlı Kalkınma dönemiyle birlikte sanayi sektörünün geliştirilmesinin en önemli politika alanlarından biri olarak görüldüğünü,  bu hedefler doğrultusunda ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirinden biri olan OSB uygulamalarına ilk olarak 1962 yılında Bursa’da bir OSB kurulmasıyla adım atıldığını belirtti. “Organize sanayi bölgeleri, ilk başlarda bir sanayi politikasından çok, kentleşme politikası aracı olarak kullanılmaktaydı” açıklamasını yapan Yıldırım, “Daha sonra, ülkedeki sanayi yatırımlarının hızlanarak artması ve özel sektörün gelişmesiyle beraber, OSB’ler Türkiye sanayi faaliyetlerinin gelişmesinde ve ülkenin değişik bölgelerine yayılmasında önemli bir rol oynadı” dedi.

316 OSB’DE VE 51 BİN İŞLETMEDE 1 MİLYON 738 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLANIYOR
Türkiye’de bugün 316 OSB bulunduğunu belirten Yıldırım, “OSB’lerdeki 51 bin işletmede 1 milyon 738 bin kişiye istihdam sağlanmaktadır. OSB’lerimiz tam doluluğa ulaştığında istihdam rakamı çok daha yukarılara çıkacak” dedi. 
“Global ve ulusal ekonomilerin son yıllarda peşi sıra yaşadığı şoklar, krizler ortadadır. Özellikle 2008 yılı sonrası dünya ekonomisinde baş gösteren yavaşlama eğilimi para politikalarında yapılan her türlü strateji değişimine rağmen bir türlü atlatılamadı” açıklamasını yapan Yıldırım, oysa artan nüfus ile birlikte artan ve değişen ihtiyaçlardan dolayı dünya ekonomisinin de istikrarlı büyümek zorunda olduğunu belirtti. Bu büyümeyi sağlayacak temel unsurun, üretim ve istihdam yaratacak bir ekonomi modelinin olduğunu söyleyen Yıldırım, “Bu modelde üretim ve istihdam şartları elverişli, temel girdi maliyetleri makul,  lojistik avantajlara sahip, özel teşvik mekanizmaları ile desteklenen, kent ve sanayi barışını sağlayan, çevreye duyarlı alanlarda sanayi yapılanmasının sağlanması çok önemli bir hal almıştır” dedi. 
“Ülkemizdeki Organize Sanayi Bölgeleri’nin yapılanmasına baktığımızda da; OSB’ler, kentleşme, sanayileşme ve çevre ilişkilerini düzenleyerek şehirlerin planlı gelişmesine katkı sağlamakta; yatırımcılar için ‘tek durak ofis’ işlevi görmektedir” diyen Yıldırım, KOBİ’lerin gelişmesi ve sanayi politikalarının uygulanması ve kümelenme çalışmaları açısından uygun ortam sağlayan bölgesel kalkınma politikaları için OSB’lerin en uygun araç olduğunu belirtti. 
Sanayinin ülkenin az gelişmiş bölgelerinde yaygınlaşmasının sağlanması için OSB’ler önemli bir kamusal politika uygulama aracıdır” ifadesinde bulunan Yıldırım, “OSB’ler, yatırımcıya alt yapısı tamamlanmış ucuz sanayi parseli sunan planlı bir sanayileşme modelidir. OSB’ler, ülkemizin kalkınmasında ve bölgelerarası gelişmişlik farkının azaltılmasında, katma değer yaratılmasında, istihdam ve ihracat artışında önemli bir yer tutar. OSB’ler, işletme işbirlikleri veya OSB tarafından kurulacak Ar-Ge ve yenilikçilik merkezleri için en uygun ortamlardır. OSB’ler, yatırımcıya altyapısı tamamlanmış ucuz sanayi parseli sunar. Sanayinin OSB’lerde yapılaşması verimli tarım topraklarının ve su havzalarının korunmasını sağlamaktadır. OSB’ler, devlet gözetiminde ve denetiminde, sanayicilerin, OSB tüzel kişiliği aracılığıyla kendilerini yönetebilmelerine olanak tanımaktadır. OSB’ler, bölge sanayicisinin ihtiyaç duyduğu çeşitli hizmet ve mal alımları için sinerji kaynağıdır” dedi. 

OSB’LERİN GELİŞMESİ İÇİN ŞART OLAN BAZI KONULARDAKİ EKSİKLER DEVAM EDİYOR
Türkiye’nin 1962 yılında çıktığı OSB’ler yolculuğunda aksamaların, yanlış karar ve yanlış uygulamaların, yanılmaların olduğunu söyleyen Yıldırım, “Ancak, Türkiye ortaya çıkardığı OSB modelinin üretim ve istihdam odaklı ekonomi modelinin yeşerip, ürün vereceği en verimli alanlar olduğunu görmüştür” dedi. 
“Her yaşayan organizasyonda olduğu gibi OSB’ler de değişen ve gelişen sosyo-ekonomik yapıya ve yaşanan ulusal ve uluslararası rekabet ortamına göre yenilenme ihtiyacı içindedir. Bugün OSB’ler yüklendikleri misyonla ülkemizin üretim, istihdam, ithalat, ihracat, Ar-Ge ve inovasyon, mesleki ve teknik eğitim, çevre, sosyal sorumluluk gibi büyük önem taşıyan alanlarda, ciddi bir yapılanma ve faaliyet içindedirler” açıklamasını yapan Yıldırım, Kamunun ve yatırımcıların yanı sıra toplumun da OSB’lere bakış açısı ve algısı değişmekte, bu değişimde beklentileri ve sorumlulukları artırmaktadır. Bu nedenle OSB’lerin yaşayan ve öğrenen organizasyonlar olması, kendi gelişimi ile toplumun temel işlevlerindeki gelişime katkı vermesi daha da büyük önem taşımaktadır. Bugün OSB’lerin içinde olmayı sadece daha ucuz ve kaliteli üretim girdilerini temin etmek şeklinde basite indirgemek mümkün değildir. OSB’lerimiz ülkemizi geleceğe taşıyacak ekonomik modelin en önemli işlevsel parçalarından biridir. Bu vizyona uygun ortamın ve olanakların yaratılması ve istikrar içinde devamı içinde ihtiyaç duyulan destek ve teşvikler sağlanmalı, iş ve yatırım ortamının gelişmesi için OSB’lerin tabi olduğu mevzuat ve kurallar, OSB’leri geleceğe taşımaya imkan vermelidir” dedi.
Son yıllarda hükümetin ve başta Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere ilgili Bakanlıkların OSB’leri geleceğe taşımak yönündeki gayretlerini gördüklerini ve takdirle karşıladıklarını belirten Yıldırım, “Ancak, yine de OSB’lerin gelişmesi için şart olan bazı konularda eksiklerimiz devam etmektedir. 1 Temmuz 2017’de yayınlanarak yürürlüğe giren Üretim Reform Paketi öncesinde Bakanlığımızın gerek OSB’lerimiz ile gerekse Organize Sanayi Bölgeleri Derneği’miz (OSBDER) ile içine girdiği iletişim ve koordinasyonun bundan böyle de devam ederek, OSB’lerimizi geleceğe taşıma vizyonuna katkı vermesini diliyoruz. OSB’lerimiz bunu hak ediyor” diyerek sözlerine son verdi.

rize

 

Yukarı