Ana içeriğe atla

rize

AHL

 

KATILIM BANKACILIĞI BÜYÜYOR

11.04.2017 - 18:10

Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Yönetim Kurulu Başkanı Melikşah Utku, “Katılım Bankacılığı sektörü ocak sonu itibariyle 136 milyar TL’lik aktif büyüklüğe ulaştı. Bununla birlikte katılım bankalarının geliştirdiği yeni ürün ve hizmetler her geçen gün daha da artıyor” dedi.

Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) olarak katılım bankacılığının geldiği noktayı değerlendirir misiniz? Sektör hangi büyüklüğe sahip?
Sektör olarak ocak sonu itibariyle 136 milyar TL’lik aktif büyüklüğe ulaştık. Sektörün gelişimini uzun vadeli göze aldığımızda, pazar payı istikrarlı bir artıştan sonra yüzde 5’ler seviyesinde bir düzeyde devam ediyor. Önümüzdeki dönemde, özellikle yeni oyuncuların katılımıyla, pazar payının seyrinde tekrar bir ivmelenme bekleyebiliriz.
Bununla birlikte katılım bankalarının geliştirdiği yeni ürün ve hizmetler her geçen gün daha da artıyor. Dolayısı ile katılım bankalarına hâlihazırda mevcut teveccüh daha da artıyor. Önümüzdeki dönemlerde bu gelişmelerin pazar payına yansımalarını görebiliriz. 
Ancak, ortaklık yoluyla finansman hususunda alınacak çok yolumuz olduğunu da belirtmem gerek. Önümüzdeki yıllarda şimdilik bilanço içerisindeki ağırlığı az olan bu tür projeleri hem içerik hem de finans kaynağı olarak çeşitlendirmeyi amaçlamalıyız. 

TKBB olarak katılım bankacılığının geleceğini nasıl görüyorsunuz? Yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?
TKBB olarak Türkiye’de İslami Finans’ın gelişmesi ve yaygınlaşması için birçok alanda çalışmalar yapıyoruz. İslami Finans’ın teorik düzeyde tartışılarak geliştirilmesi için çeşitli akademik çalışmalara, düzenlenen panel, seminer ve konferanslara destek veriyoruz. Bankacılığı dikey ve yatay kesen alanlarda, İslami alternatif geliştirilmesi gereken birçok başlık bulunmakta olduğunun farkındayız. Bu alanlarda TKBB bünyesinde tüm katılım bankalarının temsil edildiği çalışma gruplarımız var, çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bilinirlik artışı için de son zamanlarda ciddi çalışmalar yapıyoruz.
Sektörümüzün 2025 yılında bankacılık sektöründen alacağı payın yüzde 15’e ulaşmasını istiyoruz. Bu hedefe ulaşılabileceği kanaatindeyim. Ama bu tek başına sadece bankacılık çerçevesi ile sınırlı bir hedef değil. Bunun sağlanması için katılım bankacılığına yönelik ürünlerin çeşitlendirilmesi, mevzuatın oluşturulması gerekiyor. Borsa ve sermaye piyasası tarafında ciddi anlamda ürünlerin oluşması için mevzuata uygun bir yapıya kavuşulması çok önemli. Ancak bu sayede yüzde 15 hedefine ulaşılabilir.
Bunun da ötesinde ülkemizin faizsiz finans merkezi olması da imkân dâhilinde. Ancak bunun için de tüm paydaşlara önemli görev ve sorumluluklar düşüyor. Kamu kurumları, TKBB, katılım bankaları, üniversiteler, STK’lar, kısacası tüm ilgililerin bu konuya eğilmesi ve emek harcaması elzem. Şunu ifade etmek isterim ki, katılım bankaları sadece iş yapış ve finansman modeli ile değil, iletişimden tutun da sosyal sorumluluğa kadar önemli hassasiyetleri ve bilinçleri olan kurumlar. Katılım bankaları yöneticileri olarak önümüzdeki dönemde bu bilinçle devam edeceğimize inancım tamdır.
Faizsiz finansman ürün ve hizmetlerini geliştirmek, sayısını artırmak en önemli önceliklerimizden biri olmalı. Ayrıca, ortaklık yoluyla finansmanı daha ciddi bir şekilde ele almamız gerektiğini düşünüyorum. Burada, İslami finansal ürünlerle ilgili hedefi de olan Türkiye Varlık Fonu da önemli bir rol oynayabilir.
Şunu söylemek isterim ki, katılım bankaları olarak sadece bir iş sorumluluğu değil; bir hassasiyet, bir dert ve bir vizyon taşıyoruz. Her zaman olduğu gibi bu hususta dikkatli olmaya devam etmeliyiz.

rize

 

Yukarı