Ana içeriğe atla

galata

VİRÜSÜN İLACI BULUNUR AMA RUHUN TEDAVİSİ SANATLA OLUR

09.04.2020 - 07:21

Turnagöl Tiyatrosu Sahibi Cihan Turnagöl: “Koronavirüsü tedavi edebilirsiniz, ilacını bulabilirsiniz. Ama ruhu nasıl tedavi edeceksiniz? Bu sanatsal aktivitelerle olur ancak. Sanatsal aktivitelere daha fazla sahip çıkılması gerekiyor. Çünkü ruhu bizim gibi sanatçılar tedavi edebilirler.”

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs nedeniyle birçok ülke ya tam karantina koşullarını uygulayarak sokağa çıkma yasağı ilan etti ya da kısmi yasaklarla tedbirler aldı. Kalabalık ortamlarda bulunulmaması gerektiği için aklınıza gelebilecek bütün eğlence etkinlikleri iptal edildi. Tiyatro, konser ve sinema bu iptallerden nasibini aldı. Başta çocuklar olmaz üzere herkesin sosyalleşebileceği alanlar kapatılmış oldu. Koronavirüsten korunmak için evde kaldığımız bugünlerde beden sağlığımız kadar ruh sağlığımıza da dikkat etmemiz gerekiyor. Bu durumu Turnagöl Tiyatrosu Sahibi Cihan Turnagöl ile birlikte masaya yatırdık. Turnagöl’ün açıklamaları şöyle:

- Koronavirüs bir yandan bizleri eve hapsederken, diğer yandan da sosyalleşebileceğimiz alanları elimizden aldı. Özellikle tiyatro, sinema gibi aktiviteleri sevenler bu durumdan nasıl etkilendi?

Önümüzde uzun ve belirsiz bir süre var. 1999 depreminde kapatmalar sadece belli bir bölgede oldu, tüm Türkiye’yi kapsamadı. Ve kısa sürede toparlanabildi sektör. Tiyatro birçok kriz gördü, ama bu kez süresiz bir kapatma söz konusu. Başta ruhu iyileştirmek için sanata ihtiyaç var. Koronavirüsü tedavi edebilirsiniz, ilacını bulabilirsiniz. Ama ruhu nasıl tedavi edeceksiniz? Bu sanatsal aktivitelerle olur ancak. Sanatsal aktivitelere daha fazla sahip çıkılması gerekiyor. Çünkü ruhu bizim gibi sanatçılar tedavi edebilirler.

ŞU AN TAM DA EVCİLİK OYUNU ZAMANI

- İnsanların evde kendini izole etmesi hem fiziki hem de ruhsal açıdan yeni hastalıklara yol açar mı?

Şu an izole bir hayatımız var. Birlikte vakit geçirmek için aileler fırsat buluyor aslında. Evde kalmak zorunda olanlara ‘TV izleyin’ deniyor, ‘İnternetten alışveriş yapın’ deniyor ancak hiçbir uzman çıkıp da sağlıklı beslenin demiyor. Çocuklar uzaktan eğitimi oturarak alıyorlar. Her şeyi oturarak yapıyorlar. Obeziteye dikkat etmek gerekiyor. Biz diyoruz ki herkes hareket etsin. Şu an tam evcilik oyunu zamanı. Her hastalığın ilacı bulunur ama ruhun temizlenmesi insanların birbirine duyduğu saygıyla olur.

- İnsanlar bu olumsuz tabloyu nasıl fırsata çevirebilirler? Evde atölye ve sanatsal aktiviteler ile sosyal hayata devam etmek mümkün mü?

İnsanoğlu bulundukları ortama göre uyum sağlarlar. Şu an evde kaldık, bir drama çalışmasını evde yapabilirler. Evde buldukları kumaş parçalarından oyuncak yapabilirler. Sanatsal aktivitelerde benim başlattığım bir proje var. Bunu da bazı ünlüler gibi ücretli ya da sponsor destekli yapmıyoruz. Kendi imkanlarımız doğrultusunda mini tiyatro oyunları çektik. Bunu insanların ücretsiz izlemeleri için STK’lara dağıttık. İlk önce 3-6 yaşı hedef aldık. Bu yaş grubu için sağlıklı beslenme ve hijyeni ön plana çıkaran mini tiyatrolar çekiyoruz. Bunu Youtube’daki kanamızdan da yayınlıyoruz. Şu anda eğlenmeye ihtiyacı var halkın.

SİZ ŞİDDETİ ÖZENDİRİRSENİZ İNSANLAR SÜNGER GİBİ ONU ÇEKER

- Televizyonlarda bazı popüler film ve diziler maalesef başta çocuklar olmak üzere insan psikolojini bozacak türden. Bu süreçte ekran karşısında neler izlenmeli?

Özellikle bazı kanalların yayınladığı diziler şiddet içeriyor ve bunlar çocukların izleyebileceği saatlerde yayınlanıyor. Saat 20.00’de bir kanal açıyorsunuz ve karşınıza bir sahne çıkıyor, biri kadına tokat atıyor. Siz şiddeti özendirirseniz insanlar sünger gibi onu çeker. Programlar öyle noktaya gelmiş ki, bir moda ya da yemek programında bile hakaretler havada uçuşuyor. Çocuklar da izlediklerine özenirler. ‘Süper Baba’ gibi bir dizi yayınlayıp aile sevgisini yansıtsalar inanın bu sokaklara da yansır. İnsanlar birbirleriyle selamlaşmaya başlarlar. Son 15 senedir çocuklar şiddetle büyüyor. Sevgi dolu yayınlar insanların kalbine dokunur. Elinizi vicdanınıza koyup çocuklar ve gençlere ne veriyoruz diye düşünmeliyiz.

- RTÜK, sanatsal çalışmaların ekranlarda yayınlanması noktasında devreye giremez mi?

RTÜK, gereksiz olan bütün programları kaldırmalı böyle bir süreçte. RTÜK, şunları yayınlayın diye öneride bulunabilir; ‘artık bütün yapım sektöründen aile dizileri istiyoruz’ diyebilir. ‘Şiddet istemiyoruz’ diyebilir. Bunu böyle bir ortamda mutlaka yapmalıdır. Yapımcılar ticari kaygılarla şiddet programlarına kayabilirler ama RTÜK buna geçit vermemelidir. Şu an hepimiz evde kalmak zorundayız. Belirsiz ve mecburi bir şekilde evdeyiz. Televizyonu açtığınızda ilginizi çekebilecek aile programı yok. Mecburen şiddet ve hakaret izliyor insanlar. Neden sanat kurulu da yok?

İNSANLARI EĞLENDİRECEK PROJELER SUNMAYA HAZIRIZ

- Siz bu konuda herhangi bir girişimde bulundunuz mu?

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a her platformdan yazıyorum. Diyorum ki, biz burada gönüllülük esası kapsamında insanları sanatsal olarak mutlu edecek, onları eğlendirecek projeler sunmaya hazırız. Özellikle 3-14 yaş için bunu yapmak istiyoruz. Ancak henüz dönüş olmadı. Sevindirici bir gelişme ise şehir tiyatrolarının online olarak eski oyunlarını sahnelemeleri oldu. Gülmek gerçekten büyük bir tedavi yöntemi. İnsanlar gülmeli.

- Salgının sektöre etkisinden kısaca bahsedebilir misiniz?

Dünya genelinde koronavirüsten ilk etkilenen sektör sanat ve eğlence sektörü oldu. Şu an bir tiyatro salonuna gidip oyun izlemek mümkün değil. Biz tiyatro olarak okullarda, AVM’lerde ve belediyelerde faaliyet gösteriyorduk. Ancak şu an bunu gerçekleştiremiyoruz. Turnagöl Tiyatrosu olarak faaliyet yürüttüğümüz 22 yıl zarfında ilk kez perdelerimizi indirmiş olduk. Sanatçı olarak üretmek istiyorsunuz ama ürettiğinizi sergileyeceğiniz bir alan yok. Eğlence sektörü pamuk ipliğine bağlı. Bir süre daha böyle devam edecek. Etkinliklerimiz iptal oldu. Bu bizim için maddi bir yıkım.

BUNDAN SONRA AVM’LERİN TAVRI ÖNEMLİ

- Ekonomik destek paketi yeterli mi?

Bu tiyatrolar için trajikomik bir soru. Biz mücbir sebebe giriyoruz. Fakat başvurduğunuz zaman neden böyle bir yardım istediğimizi soruyorlar. Genelge sebebiyle kapandığımızı belirttiğimizde bunu kanıtlamamızı istiyorlar. Şu ana kadar devletten destek almadan çalışmalarımızı yürüttük. Ve yürütmeye de devam ediyoruz. Gerçekten kısa çalışma ödeneği ihtiyacımız olan bir destek, ama bu prosedür bizi zorluyor. Kredi ise bizim için bir çözüm değil. Kredi alsam ne yapacağım; ileride geriye nasıl ödeyeceğim. Bazı işletmelerin yararına olabilir ama tiyatro için çok uygun değil.

Salgın sonrasında sektörü nasıl bir gelecek bekliyor?

Biz hazır bekleyeceğiz elimizde projelerle. Peki insanlar toplu alandaki organizasyonlara artık katılır mı? Tiyatro veya sinemaya gitmek ister mi? Bunun cevabı önemli. Bir de artık AVM’ler ne yapmayı düşünüyor? AVM’ler daha nitelikli etkinlikler mi yapmak isteyecekler yoksa küçülmeye mi gidecekler? AVM’ler ne zaman açılacak, açılınca nasıl bir tavır takınacak, ilk önce eğlence sektörünü alacaklar mı? Bunların cevabını merak ediyorum.

galata

Yukarı