“350 bin istihdamı olan toplu yemek sektörünün eleman sorunu niye çözülmüyor?”
Babadan kalma usullerle çalışan bir sürü yemek firmasının olduğunu söyleyen Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) Genel Başkanı Necat Aydın ile toplu yemek sektörünün sorunlarını ve geleceğini konuştuk.
YESİDEF’in kuruluş ve gelişimi hakkında bilgi verir misiniz? Federasyon kurma fikri hangi ihtiyaçlardan doğdu?
Federasyonumuz 5 Aralık 2005 tarihinde, İstanbul’da İYSAD, Ankara’da YESİAD, İzmir’de EYSAD, Bursa’da BUYSAD, Adana’da ADAYSAD, Konya’da KONYESAD olmak üzere bünyesine aldığı 6 dernek tarafından kuruldu. Yola çıkarken öncelikli olarak dengeli beslenme ilkelerinin toplum tarafından benimsenmesi için çalışmayı, ortak mesleki sorunların çözümünde birlikte hareket etmeyi hedef olarak benimsedik. YESİDEF, Türkiye çapında 400’e yakın yemek firmasını çatısı altında bulunduran bir federasyon. İ.T.Ü. Gıda Mühendisliği’nin yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye genelinde 5 bin firma bulunuyor. Bunun 2 bin 700 adedinin İstanbul’da olduğu tahmin ediliyor. Maalesef bunların sadece 400 tanesi Gıda Üretim Sicil Sertifikası ile belgelendirilmiş durumda. Bu belgeye sahip firmaların hepsi bizim üyelerimiz. İnternet üzerinden üyelerimizle iletişim ağımız var. Herkes her konuda satın aldıkları ürünlerden tutun da personel transferine kadar haberleri üyelerimize gönderiyoruz. Firmaların yaptığı promosyonlarda hemen üyelerimize bunun haberini gönderip, bundan faydalanmalarını sağlıyoruz.
Federasyonunuzun sektöre katkılarından bahsedebilir misiniz? Bugüne kadar yaptığınız etkinlik ve çalışmalar hakkında bilgi alabilir miyiz?
Sektörümüz 5 milyar dolarlık bir pazar payına sahip. Toplu yemek hizmetinde çalışan insan sayısı 350 bin. Yarattığımız dolaylı istihdam ise 1,5 milyon. Sektör günümüzde 2,2 milyar dolar civarında bir ciroya sahip. Ekonomiye sağladığımız katkıya gelince, dünyada olduğu gibi ülkemizde üretilen ev dışı tüketim gıda maddelerinin yüzde 50’sini toplu yemek hizmeti veren şirketlerimiz alıyor. Türkiye genelinde mezun olan gıda mühendislerinin yüzde 50’si sektörümüzde istihdam ediliyor. Faaliyetlerimize gelince 2006 - 2007 yılında ana lokomotif İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği olmak üzere Türkiye genelinde toplu yemek hizmetleri veren şirketlerin, hizmet sağlayıcılarının ve tedarikçilerinin katıldığı bir fuar organize ettik. Fuardaki sloganımız; “Kayıt dışı ile mücadele etmek. Çiftlikten çatala risksiz gıda üretimini benimsetmek. Müşterinin bilinçlendirilmesini sağlamak” olarak öne çıktı. Ayrıca, oturumlar ve paneller düzenledik. Yaşayan her insanın en doğal hakkı beslenmedir. Yemek hizmetlerinden yüzde 18 alınan katma değer vergisinin yüzde 8’e inmesi konusunda büyük bir mücadele verdik. Ustalarımızın eğitimlerini tamamlayıp belgeli, diplomalı usta olmaları için de eğitim çalışmaları düzenliyoruz.
Gıda maddelerindeki fiyat artışının genel enflasyon oranın çok üzerinde olması karşısında yemek firmaları kaliteden fedakârlık yapmadan nasıl bir çözüm üretebilir?
Bunun iki çözümü var; Birincisi mutlaka ödün vermeyecekler, müşterilerine nedenlerini sunarak, onları ikna ederek fiyat farkını müşteriden almaları gerekiyor. İkinci yol ise birleşmek. Birkaç yemek firması birleşerek satın almadan elde edecekleri verimlilikle fiyat farkını biraz daha tolere edebilir. Ülkemizde hiç kimse küçük olsun, ama benim olsun mantığında vazgeçmediği ve birleşmenin önemini anlayamadıkları için tercih etmiyorlar.
Toplu yemek üretiminde karşılaşılan temel sorunlar nelerdir?
Bunlardan biri babadan kalma usullerle çalışan bir sürü yemek firması var. Çünkü, İTÜ’nün 2004 yılında yaptığı araştırmada Türkiye genelindeki 5 bin yemek firmasının 2 bin 700 tanesi İstanbul’da bulunuyor. Türkiye’de bu firmaların büyük bir bölümü babadan kalma yöntemlerle, teknolojiyi takip etmeden hizmet vermeye çalışıyorlar. İkincisi müşterinin fiyat indirme politikası yanlış. Burada önce yemek hizmeti sonra fiyatlandırma olmalıdır. Yemeklerdeki kalitesizlikten dolayı çok kolay hastalanabilirsiniz, dengeli beslenmediğiniz için kan şekeriniz düşebilir ve iş kazası yaşayabilirsiniz. Bence işyerindeki kazaların yüzde 51’i sağlıksız ve dengesiz beslenmeden kaynaklanıyor. Diğer sorunumuz yeterli sayıda eğitimli personelimizin olmaması. Yaklaşık 15 yıldır meslek liselerinde beyaz eşyanın, otomotiv ve tekstil sektörünün eleman sorunu çözüldü. Ancak 350 bin istihdamı olan toplu yemek sektörünün eleman sorunu niye çözülmüyor? Meslek liselerinde aşçılık, garsonluk bölümleri açıp bu sektöre de eleman yetiştirilmeli. Herkesin üniversiteye gitme şansı yok, üniversitelerin de kontenjanları sınırlı. Mutlaka Tarım Bakanlığı ve Tarıma Bağlı İl Müdürlükleri tüm yemek fabrikalarını “Gıda Sicil” ve “Gıda Üretici” belgeleri ile belgelendirmeli. Bunun için hizmet alan vatandaşların bu konuda yardımcı olmaları gerekiyor. Mutlaka tüm yemek firmaları sanayi olarak şehir dışına çıkmalı. Diğer bir sorunumuz ise yasal düzenlemelerin yeterli olmasına rağmen uygulamada yetersiz kalması. Ruhsatlandırma ve denetim tarım bakanlığında toplanmıştı, ama şimdi ruhsatlandırma belediyelere geçti. Bunun belirlenmesi gerekiyor.
Dernek bünyesinde verilen eğitimler ve yararlandığınız teknolojik imkânlar hakkında bilgi alabilir miyiz?
Boğaziçi Üniversitesi’nin eğitim merkezi ile ortak çalışmamız oluyor. Aşçılık belgesi olmayan ustalar için ustalık belgesi sınıfları açtırıyoruz. Her alanda teknolojiden yararlanıyoruz. Kızartmalarımızı bile tavada yapmıyoruz, özel fırınlarda yapıyoruz. Bununla ilgili üyelerimize bu cihazları üreten firmaların toplantılarına gönderiyoruz, eğitim veriyoruz.
Necat AYDIN Kimdir?
1957 yılında Diyarbakır ‘da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Diyarbakır’da tamamladıktan sonra Diyarbakır Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi bölümünden mezun oldu. Eğitimini sürdürürken değişik futbol takımlarında oynadı. Futbol kariyerini sürdürürken Bolu İzzet Baysal Beden Eğitimi Bölümü’ne kayıt oldu. Profesyonel futbolculuk hayatını sürdürürken 2 yıllık olan İzzet Baysal Fakültesi’nden ara sınavlara girerek Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Bölümü’ne geçti. Okulu tamamladıktan sonra 1980 yılında Profesyonel Futbolcu olarak Profesyonel 2’nci ligde oynayan Yedikule Spor Kulübü’ne transfer oldu. Belirli aralıklarla Vefaspor, İstanbulspor’da top oynarken yemek fabrikalarında part-time çalıştı. 1 Mayıs 1984’de kendi şirketini kurdu. 1 Ağustos 1998’de yabancı bir yemek şirketiyle yüzde 50 ortaklık yaptı. Halen bu sektörde devam ediyor. Sosyal aktiviteleri içinde Beyoğlu Yeniçarşı Spor Kulübü başkanlığını da yürütmektedir. Marmara Rotary kulüp üyesidir. Evli 2 çocuk babası olan Necat Aydın’ın hobileri ise futbol oynamak, fotoğrafçılık, yelken ve deniz sporları, müzik dinlemek ve yemek pişirmek.
« geri dön haberler anasayfa