Basri Kalaycıoğlu:” Maliyet fiyatlarındaki artış, toplu yemek üreticilerini zor duruma sokuyor.”
“Enflasyonun üstünde gerçekleşen maliyet artışı, firmaları fiyat-kalite arasında seçim yapmaya iterek kayıt dışılığı da beraberinde getiriyor. Bu her sektör için geçerli olan bir kuraldır, dönemsel olarak karlılığı azalan ve köşeye sıkışan sektörlerde, kayıt dışılık da artmaktadır.”
Sektördeki iş hacminin %60’dan fazlasını temsil eden, 1994 yılında, 30 üyenin katılımı ile kurulan İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği (İYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Basri Kalaycıoğlu ile derneğin faaliyetleri ve hedefleri hakkında bir görüşme gerçekleştirdik.
HD: Derneğinizin kuruluşu ve gelişimi hakkında bilgi verir misiniz? Kısaca üye profilinizden bahseder misiniz?
BK: İYSAD, 1994 yılında 30 üyenin katılımı ile kuruldu, bügün 230 üyeye sahip olan İYSAD sektörde, çalışan firmaların küçük bir bölümünü temsil ediyor gibi görülebilir. Ancak üyelerimizin büyük bir bölümünü sektörün ileri gelen firmalarının oluşturması sebebiyle İYSAD, sektördeki iş hacminin %60’dan fazlasını temsil etmektedir.
HD:İYSAD’ın faaliyet alanları hakkında bilgi alabilir miyiz?
BK: İYSAD bir sivil toplum örgütüdür. Sektörün sorunlarının kamuoyuna duyurulması, çözümü için mülki ve idari kurumlarla çalışılması, sektördeki kalite seviyesinin yükseltilmesi ile sektör çalışanları ve işverenlerinin; her türlü teknik ve yönetim konularında bilinçlendirilmesi, sektörümüzden hizmet alan kurum ve kuruluşların aldıkları hizmetin kalitesi ve kalite kontrol yöntemleri vb. konularda bilgilendirme amaçlı çalışmalar yürütmekteyiz.
HD: Derneğin misyonu, amaç ve hedefleri nelerdir?
BK: İnsana saygıyı temel ilke edinerek insanımıza hizmet götüren Yemek Sanayicileri olarak sektörel sorunlarımıza birlikte çözüm bulmak, karşılaştığımız sorunları birlikte aşmak için İYSAD adı altında örgütlenmiş bulunmaktayız. Derneğin amacı; toplu yemek üreticilerinin ekonomik, kültürel ve sosyal dayanışmasını temin etmek, koşullarını iyileştirmek, maddi ve manevi dayanışmada bulunmaktır.
HD: Gıda maddelerindeki fiyat artışının, genel enflasyon oranının çok üzerinde olması karşısında yemek firmaları nasıl bir çözüm üretebilir?
BK: Gıda maddelerindeki fiyat artışı, 2007 yılı içerisinde yaklaşık %27 civarında oluştu. Enflasyon, diğer fiyat artışları ve işçilik ücretlerindeki artışı da dikkate alacak olursak toplu yemek sektöründeki maliyet artışı, 2007 yılında %16 civarında gerçekleşmiştir. Oysa yıllık TEFE, TÜFE artış oranı %8 civarındadır. Bu durumda yemek sanayicisi aleyhine %8 gibi ciddi bir oranda enflasyonun üstünde maliyet artışı gerçekleşmiştir. Bu durumda enflasyon oranında zam alan meslektaşlarım, şu anda ya zararına ya da karsız olarak çalışmaktadır. Bundan sonra yapılacak şey ya fiyat farkını alabilmek ya da kaliteden ödün vermektir. Kaliteden ödün vermenin ilk ve en temiz yolu kullanılan malzeme gramajlarını azaltmaktır. Bu direkt olarak müşteri tarafından fark edileceği ve kabul görmeyeceği için firma ikinci ve tehlikeli olan yola başvuracak yani sağlıksız gıda malzemelerini kullanmaya başlayacaktır. Bu durum ise insan sağlığı direkt ilgilendiren bir konu olduğundan uzun vadede çok büyük bir tehlike yaratmaktadır.
HD: Bu durum firmaları fiyat-kalite arasında seçim yapmaya itiyor ve kayıt dışılığı da beraberinde getiriyor… Bu konuda neler söylemek istersiniz?
BK: Seçim yapmak, bu durumda kimin elinde; hizmeti alanda mı yoksa hizmet veren konumundaki meslektaşlarımda mı? Siz hizmet aldığınız firmayı, yaşamakla ölmek arasında seçim yapmaya zorlarsanız, insanlar yaşamak adına her türlü art niyeti göstermek zorunda kalacaklardır. Kayıt dışına kaçmak da bu art niyetlerden biridir. Bu her sektör için geçerli olan bir kuraldır, dönemsel olarak karlılığı azalan ve köşeye sıkışan sektörlerde, kayıt dışılık da artmaktadır.
HD: Toplu yemek hizmeti veren firmalar, asgari hangi koşulları yerine getirmeleri gerekiyor?
BK: Toplu yemek hizmeti veren bir firmanın kanuni olarak bu işi yapabilmesi ve ürettiğini satabilmesi için Gayri Sıhhi Müessese Açma Ruhsatı, Gıda Sicil Sertifikası ve Gıda Üretim Sertifikası olması gerekir. Bu üç belgeye sahip olmayan bir firmadan, toplu yemek hizmeti alan firmalar herhangi bir problemle karşılaştıklarında; hizmet veren firma kadar hizmet alan firma da hukuken sorumlu olmaktadır. Çünkü bu belgeleri taşımayan firmalardan yemek hizmeti almak, kanunen yasaktır. Asgari koşullarda değil de daha iyi hizmet almak istiyoruz, nelere dikkat edelim derseniz. Öncelikle hizmet alınan firmanın üretim tesisleri mutlaka görülmeli, periyodik olarak tesis ve kullanılan malzemeler denetlenmeli ve firmanın ISO9001, ISO 22000 HACCP, OHSAS vb. kalite belgelerinin olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Basri Kalaycıoğlu kimdir?
ODTÜ İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu, 1955 Malatya doğumlu Basri Kalaycıoğlu mezuniyetinin ardından çeşitli şirketlerde çalışarak 1992 yılında yemek sektörüne girmeye karar verdi. İYSAD kurucularından Basri Kalaycıoğlu, 2007’den itibaren İYSAD Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmektedir.
« geri dön haberler anasayfa
|