Ana içeriğe atla

reklam

 

sunrise

TÜRKİYE’DE ORGAN BEKLEMEK...

15.12.2016 - 16:37

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, Türkiye’de 22 bin 68 böbrek, 2 bin 239 karaciğer, 727 kalp, 272 pankreas ve 50 civarında akciğer nakli olmayı umutla bekleyen hasta olduğu bilgisini veriyor.

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, Türkiye’de başta böbrek ve karaciğer olmak üzere kalp, akciğer, pankreas gibi organ nakillerinin başarı ile uygulandığını belirterek, “Ancak her türlü organ naklini başarı ile yapabilecek hekim, personel ve donanımlı hastane olmasına rağmen nakillerin yüzde 80’ini canlı vericilerden yapıyoruz. Oysaki bunun tersi yani nakillerin çoğunu kadavra vericilerinden temin edilen organlar ile yapmamız gerekiyor. Bu durum başta hastaların ve hekimlerin elini kolunu bağlıyor. Çünkü genel organ sorununun büyük çoğunluğunu canlı vericiler ile çözemiyoruz” dedi.
Nakil için ihtiyaç duyulan başta kalp, akciğer, pankreas ve bazı dokular için tek kaynağın kadavra vericiden elde edilen organlar olduğunu belirten Dinçkan, “Bunun dışında canlı vericiler ile karşılanmaya çalışılan böbrek ve karaciğer gibi organ ihtiyaçları da bekleme listesinde olanların ihtiyaçlarını karşılayamıyor veya herkesin bir canlı vericisi bulunamıyor. Diğer bir sorun da organ nakline ihtiyaç duyan çocuk hastalarımız canlı verici sıkıntısı çektiği zaman zaten az olan kadavra çocuk bağışı nedeni ile çaresizlik içinde hayatlarının baharında hayata küsmek zorunda kalıyorlar. Bir diğer sorun birden fazla organa ihtiyaç duyulduğu zaman tek organ bile bulmanın zor olduğu bu sistemde ihtiyaç duyulan iki organın bulunması ise mucizeden öte geçemiyor. Bizim gibi birden fazla organ nakli yapan hekimlerin hastalar adına en çok zorlandığı konulardan biridir bu kombine nakil konusu. İşte bu yüzden sadece bağışa evet demediğimiz için hastalarımız açısından Türkiye’de organ beklemenin zorlukları olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu. 
Ülkemizde 22 bin 68 böbrek, 2 bin 239 karaciğer, 727 kalp, 272 pankreas ve 50 civarında akciğer nakli olmayı umutla bekleyen hasta olduğu bilgisini veren Dinçkan, “Bu tabloyu esasında şöyle yorumlamak gerekir. Bu hastaların her biri ihtiyaç duyduğu organ açısından kronik bir hastalık ile mücadele ederken sadece kendileri değil, ailesi, akrabaları ile bu zorlu süreci göğüslemeye çalışıyor yani binlerce vatandaşımız etkileniyor. Ne yazık ki bekleme listelerindeki hastalarımızın çoğu organ beklerken hayatını kaybediyor. Nerede ise piyango değerindeki organın kime takılacağı belli kurallar çerçevesinde yapılıyor. Her organ nakli merkezi kadavradan karaciğer nakli yapılacak alıcı adaylarının belirlenmesini Sağlık Bakanlığı tarafından merkeze gönderilen listelerdeki hastalar arasından adaletli bir puanlamaya göre yapıyor” şeklinde konuştu.

“BAĞIŞ ORANI GÜNÜMÜZDE 6.3 SEVİYESİNDE”
Dinçkan, şöyle devam etti: “Kadavra bağışı ile organ temini açısından yetersiz olduğumuzu ifade ederken bazı ilerlemeleri de gözden kaçırmamak gerekir. 10 yıl öncesine göre şu anda yüzde yüz bir ilerleme ile yıllık beyin ölümü bildirimini iki bine yaklaştırdık. Bu bildirimlerin 400’ünden fazlasından da organ kullanımı açısından aile izni alınmıştır. Sağlık Bakanlığı gerek bu sayıların artması, gerekse de çıkan organların en uygun ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında organizasyon ve başta ulaşım gibi teknik desteğini her geçen gün artırıyor. Ancak ulaşılan bu beyin ölümü bildirimi sayısını ülke nüfusuna oranladığımızda yetersiz olduğunu söylemek gerekir. Milyon nüfus başına olması gereken sayıya ulaşabilmemiz için gerek beyin ölümü bildirim sayısını, gerekse de aile izni onayını 4-5 kat daha artırmamız gerekiyor. Rakamsal olarak bir kez daha vurgulamak gerekirse yıllar önce milyon nüfus başına 2 olan bağış oranı günümüzde 6.3 seviyelerine çıkmıştır. 3-9 Kasım organ bağış haftasında ve her zaman bu oranı milyon nüfus başına 25’lerin üzerine çıkarmak için toplum olarak çaba göstermemiz gerekiyor.”

rize

 

Yukarı