“Dönem, artı güçleri birleştirme dönemidir…”
Avrupa Catering Birliği’nin Türkiye Platform Başkanlığı görevini yürüten Hüseyin Bozdağ: “2008 yılını, kendi sektörüm için fırsatlar yılı olarak görüyor ve bunu iyi değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü her kriz, bir fırsatı beraberinde getirir. 2008, işini doğru yapanlar için fırsat diğerleri için ise hüsran yılı olacak. Çünkü doğru her zaman kazanır…
HD: Avrupa Catering Birliği hakkında bilgi alabilir miyiz?
HB: Avrupa Catering Birliği-Europian Catering Association (ECA) 1963’de Kophenang’da kurulan, 130 milyar dolarlık bir işlem hacminin yürütüldüğü, yaklaşık 18 ayrı ülkede üyesi bulunan, her ülkede de seçkin 10 kuruluşu kendi bünyesinde toplayan, yaklaşık 130 üyeye sahip bir sivil toplum örgütüdür.
HD: ECA’ya üye olma fikri nasıl gelişti ve bu süreç hakkında bilgi alabilir miyiz?
HB: Hizmet sektöründe, bölgesel kalmayı hiçbir zaman düşünmedik. Türkiye’de, 2004 yılında yaşanan gelişmeler sonrasında küreselleşmenin de yaygınlaşmasıyla birlikte hedefimizi gerçekleştirmek için Avrupa’ya gittik ve ECA’ya müracaatımızı gerçekleştirdik. 18 ay boyunca yaşanan bir süreç sonucunda İsveç’te, Genel Kurul’a tam üyelikle kabul edildik. Bugün, Avrupa Catering Birliği’nde toplam 4 firmamız var. Platformun ülke temsilciliği ise şu an bizde…
HD: Eca’nın, Türkiye’den kabul ettiği ilk üye olmanız size ve sektöre ne gibi katkılar sağladı?
HB: Üye olmamız, gittiğimiz yerlerdeki teknolojileri ülkemize transfer etmek, bilgi ve Know How’ları edinmek vb. konuların takibini yapabilmek açısından çok önemli bir katkı sağlıyor. Her konuda eksiklik ve artılarımızı kıyaslama, farklılıklarımızı tespit etme imkanı bulabiliyoruz. Bunun yanı sıra Türkiye’yi tanıtabilme imkanı yaratması da çok önemli… Karşılıklı olarak birbirimizden alabileceğimiz çok şey var. Onlar standartları oturtmuş durumdalar. Bir sivil toplum örgütü olarak, ECA’ya üye olmayı modernliğin simgesi olarak görüyorum.
HD: 2007 yılı sizin için nasıl geçti ve 2008 yılı beklentileriniz nelerdir?
HB: 2007’de, birçok sebepten dolayı ekonominin çarkları fazla zarar gördü. Sanayici zarar ettiğinde, ilk kesintiyi hizmet aldığı sektörlere yapar ya da onlara verdiği kar marjlarını düşürür. Sanayi, alınan herhangi bir mamulün, gerek şiddet gerek makine gerek ekipman yoluyla fiziki şeklini değiştirerek başka bir mamule dönüştürülmesi işidir. Dönüştürülen mamulü sunmak ise hizmettir. Kısaca biz hizmet sektörü değil, hizmet sanayi sektörüyüz. 2007 yılı hem hizmet sanayi hem ekonomi anlamında kötü bir yıldır. 2008 yılında ise dünyada küreselleşmenin beraberinde getirdiği bir ekonomik krizle karşı karşıyayız, bu krizden herkes, bir şekilde etkilenmeye mahkum görünüyor. Bunun yanı sıra Türkiye’de, dünyanın en fazla faizini ödeyerek iş yapmaya çalışıyoruz. Dolayısı ile hizmet sanayisinde yer alan meslektaşlarımın neredeyse %99’u kredi kullanarak devam etmekte.
HD: Şirket evlilikleri hakkındaki fikriniz nedir? Şirket evliliği yapmak isteyen firmalara önerileriniz nelerdir?
HB: İnanıyorum ki catering pazarı daha da genişleyip büyüyecek. İstihdam anlamında da gelişmeler yaşanacak, çünkü pazarın hala %30’u işlenebilir, %70’i geliştirilebilir durumda.
Şirketlerin alt yapıları ve Know How’larını kuvvetlendirme yoluna gitmeleri gerekiyor. Benim tavsiyem: “Ya birleşmeleri ya sermayelerini kuvvetlendirmeleri ya da ülkemiz şirketleri ile evlilikler yaparak uluslararası alana açılmaları” yolunda olacaktır.
Dönem, artı güçleri birleştirme dönemidir. Dünyada bütün güçler birleşmeye giderken bizim de ülkemizdeki meslektaşlarımızla birlikte aynı yönde hareket etmemiz gerekmektedir. Meslektaşlarıma önerim; bireyselliği bir kenara bırakarak ben demek yerine, biz demeye bir an önce karar vermeleridir.
HD: Kayıt dışı firmalar hakkında düşünceleriniz ve çözüm önerilerinizi öğrenebilir miyiz?
HB: Bu işi meslek edinmek isteyen, ciddiye alan arkadaşlarımızın yanı sıra bir de günü kurtarmayı düşünenler var. Bu şirketlerin birçoğu 2008 yılı içerisinde yok olmaya mahkum. Bunun birkaç sebebi var: Ekonomik krizlerden etkilenerek, yüksek faizin karşısında dayanamayıp bununla ilintili olarak %18’lik KDV’den artık nemalanamayacak olmaları. Bunun yanı sıra Türk Ticaret Kanunu’nda çok ciddi değişiklikler yapılacak bu da şirketleri zorlayacak. Bir diğer sebep; büyük firmaların işlerini “out source” ettikleri firmalar, işlerini doğru yapmıyor veya devlete karşı sorumluluklarını yerine getirmiyorlarsa SSK, vergi vs… Şirketler bunu fark ettikleri anda merdiven altı tabir ettiğimiz firmaların neredeyse %30-35’i eliminize olmuş olacak.
2008 yılını, kendi sektörüm için fırsatlar yılı olarak görüyorum ve bunu iyi değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü her kriz, bir fırsatı beraberinde getirir. Krizi iyi yönetmek ondan korkmamak gerekiyor. 2008, işini doğru yapanlar için fırsat diğerleri için ise hüsran yılı olacak… Çünkü doğru her zaman kazanır.
Hüseyin Bozdağ Kimdir?
1988 yılında yemek sektörüne yatırım yaparak Emin Catering’i kuran, 1966 Sivas doğumlu Hüseyin Bozdağ, bugün dünyada hizmet sektöründe öncü firmalardan olan Alman Klüh Service Management ile 2008 yılı itibari ile bir ortaklık anlaşması imzaladı. Klüh Emin Catering’in Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bozdağ, 2005 yılında Europian Catering Association(ECA)-Avrupa Catering Birliği Yönetim Kurulu’na seçilerek 2006 yılı itibariyle Avrupa Catering Birliği Türkiye Platformunu kurdu.
« geri dön haberler anasayfa
|